top of page
cerceve_046ASF.png

ÇEÇENİSTAN

Çeçenistan, resmî adıyla Çeçen Cumhuriyeti, yaygın olarak bilinen şekliyle Çeçenya, Rusya Federasyonu'nun federal bölgelerinden birisidir. Kuzey Kafkasya'da, Hazar Denizi'ne 100 kilometre uzaklıkta bulunur. Cumhuriyetin başkenti Grozni şehridir. Cumhuriyetin nüfusu 1.268.989 kişidir.

k.png
ÇeçenistanMarş
00:00 / 03:14
SHG.png

Ramazan Ahmetoviç Kadirov, Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan'ın üçüncü devlet başkanı. 9 Mayıs 2004 tarihinde Grozni'de II. Dünya Savaşı zafer kutlamaları sırasında Çeçen militanlar tarafından düzenlenen bombalı bir suikast sonucu hayatını kaybeden Çeçenistan'ın ilk Cumhurbaşkanı Ahmet Kadirov'un oğludur.

Çeçenler, Kafkasya’nın kuzeydoğu kesiminde, Sunja ve Argun ırmakları civarında yaşayan yerli Kafkasya halkı. Kendilerini Nohçi olarak adlandırırlar. Bu ad, Çeçenlerin Nohçmekhahoi adlı kabilesinden ve bu kabilenin topraklarından gelir.

ÇEÇENİSTAN TANITIM VİDEOSU

BAYRAK_.png

ÇEÇENİSTAN - TÜRKİYE TİCARİ DOSTLUĞU

Ağustos 1996’da Çeçenler kapsamlı bir hücumla Çeçenistan’ın başkenti Grozni’yi (Cevherkale) Rus Ordusu’ndan almayı başardılar. 1994’ten bu yana ağır kayıp veren ve bir taraftan da derin bir ekonomik krizle uğraşan Rusya, 31 Ağustos 1996 Hasavyurt Antlaşması ile Çeçenistan’dan çekilmeyi kabul etti. Hasavyurt Anlaşması ve 21 Mayıs 1997’deki iş birliği anlaşması ile Çeçenistan’ın 2001’de bağımsızlığını tanımayı kabul ederken bu süre zarfında kademeli olarak adımlar atılmasını, iki taraf arasındaki ilişkilerin korunması ve bu çerçevede savaşın ülkeye verdiği zararın giderilmesini kabul etti.

Ağustos 1996’daki Çeçen zaferine dair Türkiye’de resmi bir açıklama yapılmazken, İslamcı basın başta olmak üzere Türkiye basınında bu zaferden övgüyle bahsedildi. Rus-Çeçen anlaşmasına rağmen bu dönemde de Türkiye Çeçenistan ile resmi ilişki kurmadı.

Türkiye’den özel şahıs ve kuruluşlar bu dönemde savaşın bitmesi ve Rusya’nın Çeçenistan’ın yollarını açması nedeniyle Çeçenistan ile ilişkiye geçebildiler.

Çeçenistan’da 27 Ocak 1997 cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi Aslan Maşadov’un göreve başlama törenine Türkiye’den resmi görevli kimsenin gönderilmemesi Çeçenistan’da hayal kırıklığı oluşturdu. Çeçenistan’da 1995’te Dudayev’in İslami bir devlet düzenine geçildiği açıklamasına bağlı olarak şer’i hukuku hayata geçirme çabalarına dair 1997’den itibaren Türkiye’deki bazı basın kuruluşları Çeçenistan’ı "gericilikle" suçlayan haberlere imza attılar.

Kaynak: Çeçenistan’la Köklü Geçmişimiz ve Türkiye’nin Rusya ile Dostluk Hayalleri

jgkb.png

Çeçenistan Tarihi

21.Yüzyila sahit olan insanlar, bir zamanlarin süper gücü Rus ordulari karsisinda bir avuç insanin kahramanca direnmesini yeterince anlamlandiramadilar. Bati medyasina göre direnenler birer asiydiler. Ama sorgulayici akil için, bu kadar baskilara karsi bir millet suuru olmadan asilik kimligi ile bas koymanin pek de inandirici olmadigiydi. Aslinda Çeçenistan’da direnisin bir öyküsü vardi. Bu öykü oldukça derin ve gerilere kadar uzaniyordu. Çeçenistan’daki savasi da tam olarak yorumlayabilmek için bu öyküyü okumak gerekiyordu. Bu direnis anlamini tarihten aliyorlardi herseyden önce. Kisacasi her Çeçen’in daragaciginda dedelerinden kalma bir miras vardi: Özgürlük için direnis. Allah bu mirasi esit bir sekilde paylastirmisti. Iste Çeçenlerin öyküsü:

Çeçenistan - Içkeriya Cumhuriyeti topraklari, 400 yillik bir savas sonrasinda 20.Yüzyila girerken Rusya ordusu tarafindan isgal edildi. Kafkas savasinin bitisi resmi tarih kaynaklarinda 1859 olarak gösteriliyor. Bu ayni zamanda Imam Samil’in teslim tarihidir. Oysa Çeçenistan topraklarinda aktif askeri hareketler, ta 1878’lere kadar Samil’in naibi Baysungur, Magomed (Muhammed) Emin ve Çeçenistan Imami Alibek Haci önderliginde

devam ettirilmistir. Çeçenistan’da Rus isgal yönetimine karsi askeri hareketler 1876 yilina kadar sürdürüldü. Son Çeçen askeri liderlerinden Hasuha Magomadov 1876 yilinda öldürüldü.

1780 Çeçenler, Çarlik Rusyasinin isgaline karsi direnis baslattilar. Cihadin lideri Seyh Mansur’du. Imam Mansur 1791’de tutuklandi ve 1794’te Slisselarg hapishanesinde sehit edildi.

1816 General Yermalov Kafkasya’ya komutan tayin edildi. Yermalov büyük bir ordu hazirlayarak Kuzey Kafkasya’da katliama start verdi.

1828 Savas Kafkasya’ya yayildi. Ruslara karsi direnis Dagistan’da Müslümanlari örgütleyen Imam Gazi Muhammed ve Imam Hamzat önderliginde devam etti.

1834 Imam Hamzat’in sehit edilmesi üzerine direnise Imam Samil önderlik etmeye basladi. Taso Haci liderligindeki kuvvetler de Imam Samil saflarina katildi.

1839 Çarligin Kafkas istilasi Çeçen topraklarina Rus baskinlariyla devam etti. Imam Samil liderligindeki bütün Kuzey Kafkasya halklari gazavata basladilar. Rus tarihine Kafkas Harbi olarak geçen Milli Azadlik cihadi tam 25 yil sürdü.

1859 Ruslar, Çeçenlerin son duragi Vedeno köyünü de isgal etti. Imam Samil esir düstü. Fakat Çeçenler yilmadi. Savas 1864 yilina kadar devam etti.

1877 Çeçen ve Inguslar yeniden ayaklandilar. Iki yillik çetin savastan sonra Ruslar, Çeçen ve Inguslari vatan topraklarindan sürgün ettiler ve bölgeye Rus Kazaklarini yerlestirmeye basladilar. Bunun üzerine Çeçen ve Inguslar gerilla savasi baslatti. Zalimhan, liderligindeki mücahitler 1917 yilina kadar Rus Kazaklarina karsi savastilar.

11 Mayis 1918 Rusya Çar Imparatorlugunun çöküsünden sonra, Kafkasya’da Çeçen siyasi liderlerinden Tapa Çermoyev’in baskanliginda "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti" kuruldu. Bu Cumhuriyet Almanya ve Osmanli Devleti tarafindan tanindi. Ancak bu devlet, önce beyaz ordu, daha sonra da bolsevik ordusunun hücumuna maruz kaldi ve isgal edildi.

1919-1920 Mücadele Seyh Uzun Haci baskanliginda devam ettirildiyse de 1921 yilinda Kuzey Kafkasya Bolsevikler tarafindan tamamiyla isgal edildi. Fakat özellikle Çeçenistan’da gerilla hareketleri durmadi. Ayrica Kafkasya’daki Rus yayilmaciligina bu sefer Komünizm gerekçeli baskilar eklenmisti.

1922 Komünistler, bölgeyi "Çeçen vilayeti" ilan etti.

1924-25 Kafkasya Sikiyönetim Komutanligi, hapis furyasi baslatti.

1929 Kafkasya Harbi Komutanligi, Kuzey Kafkasya’da halkin topraklarina el koymaya baslarken buna karsi çikan Çeçenler de, Sit Islambulov liderliginde yeni bir baskaldiri hareketine start verdiler.

1930 Kizirlordu, Sit Islambulov liderligindeki mücahitlerle anlasma yoluna gitti. Bu anlasmayla Sovyetler, Çeçen Inguslarin haklarina saygi duyacaklarina dair garanti vermis oldular.

1931 KGB, anlasmayi bozdu ve Sit Islambulov ve arkadaslarini kursunlatirdi. Sit Islambulov’un yerine kardesi Hasan Islambulov geçti. Kizilordu ile savas 1935 yilina kadar devam etti.

1932 Nogayyurt bölgesindeki halk ayaklandi. Buna karsi daha sonra KGB’ye dönüsen NKVD buradaki halki hapislere tikarak iskence uyguladi. Sonra diger yerlerdeki milleti kötülemek için kizil partizan Ibrahim Gelderan liderliginde sahte bir ayaklanma gerçeklestirildi. Böylece KGB, halki Kizilordu kursunlarina hedef ettirmeyi basardi.

1936 Moskova, Çeçen-Ingus vilayetine, Çeçen Ingus Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti adini verdi. "Sovyet Sosyalist" kelimelerini itirazi olan kisileri 1937 yilinda hapse attilar. Bir yil içinde binlerce kisi tutuklandi ve hiçbirisi evine dönemedi.

1940 Tehcir politikasi baslatan Ruslara karsi Hasan Islambulov liderliginde baslayan ayaklanma Kafkasya’da birlestirici rol oynadi. Hasan Islambulov, Satoy sehrini ele geçirdi ve Galanoj Ingus halkinin geçici hükümeti kuruldu. Ruslarin onca saldirisi Islambulov taraftarlarini yok edemedi.

1942 Çeçenistan’da, Çeçen Devletinin yeniden kuruldugu ilan edildi. Devletin basinda avukat Hasan Israilov vardi.

23 Subat 1944 Genis çapli askeri operasyon sonucunda, tüm Çeçen halki, Kirim, Karaçay, Balkar ve Ahiska Türkleriyle birlikte, Stalin tarafindan Sibirya ve Türkistan steplerine sürgün edildiler. Çeçenistan topraklarinda tek tek gerilla gruplari ta 1976 yilina kadar faaliyet gösterdiler.

1944 Bu topyekün sürgün sirasinda binlerce Çeçen açlik, salgin hastalik ve Rus kursunlarina hedef oldu.

1957 Sovyet lideri Nikita Kurusçev, sürgündeki Çeçen ve Inguslara, eski durumlarina kavusmalari için bazi haklar tanidi. Sürgündekiler, Çeçen Ingus Cumhuriyeti’ndeki yurtlarina dönmeye basladilar. Bu arada Moskova, Rus Kazaklarini Çeçen Ingus topraklarina yerlestirmeye ve nüfus yapisini degistirmeye devam ediyordu.

1976 Çeçenistan daglari bu tarihe kadar silahli mücadelelere tanik oldu.

1982 Sovyetler Birligi Komünist Partisi’nin birinci adami Brejnev’in yardimcisi Süslov, "Baska milletler, Sovyetler Birligi’ne kendi arzulari ile katilmislardir" diyerek asimilasyon politikasini sürdürdü.

1988 Çeçen Ingus Halk Cephesi kuruldu. Hoca Ahmet Bisultanov lider seçildi. Cephe, ilk eylem olarak Gudermes’te yapilmakta olan kimya fabrikasina karsi protesto gösterileri düzenledi. Bu arada siyasi teskilâtlar da kuruldu. Bu teskilâtlar, 1990 yilinda siyasi parti kimligi kazandi.

23-25 Ekim 1990 Grozni’de Çeçen Halki Kongresi yapildi. Kongrede, Çeçen halkinin bagimsizliginin ve devletinin yeniden ihya edilmesine iliskin deklarasyon kabul edildi.

27 Ekim 1990 Çeçen-Ingus Cumhuriyeti’nin Moskova yanlisi yönetimi, Çeçen Halk Kongresi’nin yayinladigi Deklarasyonu onayladi; ayrica kendisi de Çeçen-Ingus Cumhuriyeti’nin devlet bagimsizligi hakkinda bir deklarasyon yayinladi. Sözde özerkligin kaldirildigi, SSCB ve RF disinda bagimsiz Çeçen-Ingus Cumhuriyeti’nin kuruldugu ilan edildi. Çeçen halki, SSCB ve RF tarafindan yapilan herhangi bir referanduma veya devlet baskani seçimlerine katilmamistir.

8 Temmuz 1991 Çeçen Halk Kongresi 2.Toplantisi’nda alinan kararda, Sovyet hükümetine, Çeçenistan’la genis çapli bir Ittifak Anlasmasi yapilmasi önerilmisti. Çeçenistan’in özerklik statüsünün degismis olmasindan dolayi ve Çeçen Halk Kongresi karari dogrultusunda, Çeçen-Ingus Cumhuriyeti Moskova yanlisi yönetiminin mesrulugunu kaybetmis oldugu ilan edildi.

19 Agustos 1991’de Moskova’da gerçeklestirilen darbe girisiminden sonra, Çeçen Halk Kongresi, darbecilere karsi silahli direnmeyi organize etti.

1 Eylül 1991 Çeçenistan’in her seviyeden olan Sovyet meclis temsilcilerinin de katilimiyla Çeçen Halk Kongresi’nin 3.Toplantisi gerçeklestirildi ve burada, Moskova yanlisi Çeçen-Ingusetya Yüksek Sovyeti’nin düsürülmüs oldugu, keza Rusya ile yüzyillarca sürdürülen savaslar sonucunda kaybedilmis olan devlet bagimsizligi ve devlet hukuki statüsünün ihya edilmis oldugu ilan edildi.

6 Eylül 1991 Eski Moskova yanlisi yönetimin Yüksek Sovyet’i düsürüldü. Yüksek Sovyet, KGB ve Içisleri Bakanligi binalari Çeçen Halk Kongresi’nin denetimine girdi.

15 Eylül 1991 Eski Çeçen-Ingusetya Yüksek Sovyeti kendini fesh etme yönünde karar aldi. Çeçen Halk Kongresi, Çeçenistan’in her seviyeden olan Sovyet meclis temsilcilerinin de katilimiyla, Geçici Yüksek Konsey olusturdu. Bu Konseye, bagimsiz Çeçenistan devletinin Baskan ve Parlamento seçimlerini gerçeklestirmek görevi verildi. Mesru seçimlerin yapilabilmesi için gereken hukuki belgeler ve kanuni islemler Kongre ve Geçici Yüksek Konsey tarafindan düzenlendi.

Ekim 1991 Ingus halki, Ingusetya’da kendi kongresini yapti ve merkezi Nazran sehrinde olmak üzere kendi cumhuriyetinin kurulmus oldugunu ilan etti.

27 Ekim 1991 Dünyanin 23 devletinden ve uluslararasi kuruluslardan gelmis olan gözlemcilerin gözetiminde, bagimsiz Çeçen devleti parlamentosu ve devlet baskani seçimleri yapildi. Seçim sonuçlari ile ilgili olarak, uluslararasi gözlemcilerin seçimlerin mesrulugu konusunda düzenledigi tutanak kabul edildi. Çeçen Halk Kongresi Baskani olan, stratejik hava kuvvetleri generali Cahar Dudayev, bagimsiz Çeçen devletinin

Baskani seçildi. Ayni zamanda 41 milletvekilinin olusturdugu parlamento da seçildi.

1 Kasim 1991 Çeçen Devlet Baskani C. Dudayev, ilk olarak "Çeçen Cumhuriyetinin Devlet Bagimsizliginin Ihya Edilisine Dair" kararnameyi imzaladi. Rusya Federasyonu Devlet Baskani Boris Yeltsin, olaganüstü hal ilan ederek Çeçenistan’in baskenti Grozni’ye asker gönderdi. Bu askerlerin Grozni havaalaninda Devlet Baskani Dudayev’e

bagli askerler tarafindan engellenmesi üzerine, Rusya Parlamentosu olaganüstü hali kaldirdi ve Rus askerleri 3 gün sonra geri döndü.

12 Mart 1992 ÇIC parlamentosu, bagimsiz Çeçen devletinin anayasasini kabul etti; ki burada, Çeçen Cumhuriyeti’nin devlet bagimsizligina dair tutanak, anayasal normlar üzerine oturtulmustu.

Nisan 1992 Çeçen hükümeti ile yapilan bir anlasma dogrultusunda; Rusya ordulari, Çeçenistan topraklarindan tamamen çikarildi. Bu tarihten itibaren Çeçenistan topraklarinda tek bir Rus askeri dahi kalmamistir.

Haziran 1992 Çeçen-Ingus Cumhuriyeti, "Çeçenistan" ve ’Ingusistan" olarak birbirinden ayrildilar. Ingusistan, Rusya Federasyonu içerisinde kalmaya karar verirken Çeçenistan’in bagimsizlik karari Rusya tarafindan reddedildi.

1994 Moskova, "Çeçenistan suçlular karargahi haline geldi" diyerek propaganda savasi baslatti. Bu arada halka Cahar Dudayev’i devirme çagrisi yapti

2 Agustos 1994 Rusya’nin destegini alan Geçici Konsey, Cevher Dudayev’i devirme çalismalarina basladi.

25 Kasim 1994 Moskova destekli isyancilar, tank ve agir silahlarla Grozni’ye saldirdilar. Fakat bir gün sonra geri çekilmek zorunda kaldilar.

29 Kasim 1994 Boris Yeltsin, Dudayev ve muhalefete 48 saat içinde silahlarini birakmalari çagrisinda bulundu. Aksi halde olaganüstü hal ilan edecegini açikladi. Rus uçaklari Grozni’yi bombaladi.

30 Kasim 1994 Rus uçaklari tarafindan yeni bir hava saldirisi daha yapildi. En az 10 uçagin katildigi saldiridan sonra Cahar Dudayev, kadin ve çocuklardan Grozni’yi terketmelerini istedi. Rusya, Çeçen sinirina asker yigmaya basladi.

1 Aralik 1994 Rusya’nin, verdigi sürenin bitmesine ragmen, hiçbir harekette bulunmayan Yeltsin, Çeçenlerin elindeki Rus esirleri geri alabilmek için her yolu deneyecegini açikladi.

6 Aralik 1994 Çeçenistan’in bagimsizligina kavusmasinin ardindan Rusya ile ilk kez üst düzey bir toplanti yapildi. Rusya Savunma Bakani Pavel Graçev ve Cahar Dudayev, yaptiklari görüsmede, krizin sona ermesi için güç kullanilmamasi konusunda görüs birligine vardilar.

7 Aralik 1994 Rus Güvenlik Konseyi, taraflarin silahsizlandirilmasi için bütün anayasal tedbirlerin uygulanmaya konulmasini istedi.

8 Aralik 1994 Boris Yeltsin, anayasal tedbirlerin uygulanmasini istedi.

10 Aralik 1994 Rusya, Çeçen hava sahasi ve sinirini kapattigini açikladi. Grozni yine bombalandi. Dudayev’in yardimcilarindan biri, Rusya’nin Çeçenistan’i isgal etmeleri halinde, Rus askerlerinin tabut içinde terk edeceklerini söyledi.

11 Aralik 1994 Rus askerleri, 3 koldan Çeçenistan’a girdiler. Yeltsin, 15 Aralik tarihine kadar süre taniyarak, Çeçenlerin silahlarini birakmalarini istedi.

12 Aralik 1994 Rus uçaklari, Grozni yakinindaki hedefleri bombaladi. Grozni’nin disindaki köylerde agir çarpismalar meydana geldi.

14 Aralik 1994 Cahar Dudayev, Rusya’yi uyararak bir adim daha atmalari halinde, gerilla savasi baslatacaklarini ilan etti. Baris ümidi, Çeçenlerin Rusya’nin isteklerini reddetmeleri ile son buldu.

15 Aralik 1994 Boris Yeltsin, Dudayev taraftarlarinin silah birakmasi için verdigi süreyi 48 saat daha uzatti. Dudayev, Rus askerlerinin çekilmesi halinde masaya oturacagini açikladi.

16 Aralik 1994 Çeçenistan’a gönderilen bir Rus general, Yeltsin’in hareketinin anayasaya aykiri oldugunu belirterek, "Bir adim daha ileri gitmeyecegini" ilan etti. Rusya Güvenlik Konseyi yaptigi açiklamada, verilen süreyi cumartesi gece yarisina kadar erteledi.

17 Aralik 1994 Rusya Disisleri Bakani Andrei Kozirev, yabancilarin ülkeyi terketmesini istedi ve Dudayev’i bir defa daha görüsme masasina davet etti.

18 Aralik 1994 Rus uçaklari gece yarisindan itibaren Grozni’yi bombalamaya basladilar. Fakat kara harekâtina geçilmedi. Grozni’de bulunan Dudayev taraftarlari sessiz kalarak Rusya’nin ikinci bir adim atmasini beklediler.

19 Aralik 1994 Rus kuvvetleri özellikle sivil yerlesim birimlerini bombalayarak 16 kisinin ölümüne sebep oldu. Grozni’ye yönelik hava saldirilari yine devam etti. Grozni disinda yogun çarpismalar oldugu bildirildi. Bölgede bulunan gazeteciler, Petropavlovskaya köyünün Ruslarin eline geçtigini bildirdi. Cumhurbaskanligi Sarayi’na yönelik

saldirilarda sarayin isabet almadigi mermilerin bos araziye düstügü belirtildi.

Ocak 1995 Rus tanklari Grozni’nin merkezine dogru ilerlemeye basladi.

Subat 1995 Mücahitler baskent Grozni’yi terk etmeye basladi.

Nisan 1995 Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi AGIK, Çeçenistan komisyonu kurmaya karar verdi. Dudayev, Rusya içinde saldirida bulunma tehdidinde bulundu. Argun, Gudermes ve Sali’yi ele geçirmeye basladi.

Mayis 1995 Rus askerleri Kafkas dagina dogru ilerledi. AGIK himayesinde yapilan görüsmelerin ilk turunda sonuç alinamadi.

Haziran 1995 Rusya Askerlerinin güneydogudaki mücahitlerin karargâhini ele geçirdiklerini duyurdu. Ursalr, Satoy ve Nazhoyyurt’u da aldilar.

14 Haziran 1995 Çeçenistan’a 70 kilometre mesafedeki Stavropol sehrinin Budonnovski kasabasina baskin düzenleyen Samil Basayev liderligindeki bir grup mücahit, bir hastanede yüzlerce Rus’u rehin aldi.

15 Haziran 1995 Rusya, Kuzey Kafkasya’daki kuvvetlerini alarma geçirdi. Yeltsin, Rus sivillere sakin olmalari çagrisinda bulundu.

16 Haziran 1995 Rus askerleri, Çeçenlerin saldiri ihtimaline karsi Moskova’daki kilit öneme sahip binalari korumaya aldi. Rus parlamentosundaki gruplar, hükümetin istifasini istedi. Yediler toplantisi için Kanada’ya giden Yeltsin’e geri dön çagrisinda bulunuldu.

17 Haziran 1995 Rus askerleri hastaneye baskin düzenledi. Operasyon basarili olamadi. Ancak Basayev, 220 kadin, çocuk ve hastayi serbest birakti. Yeltsin; baskinin kendisinin Moskova’dan ayrilmasindan sonra gerçeklestirildigini açikladi. Basbakan Çernomirdin ise, rehinelerin serbest birakilmasina karsilik Çeçenistan’da ateskes yapilmasini teklif etti.

18 Haziran 1995 Rusya Basbakani Çernomirdin, mücahitlerin komutani Samil Basayev ile telefonda görüstü. Mücahitler, 126 rehineyi daha serbest birakti. Bâsayev, kendi adamlarini ve rehinelerin bir kismini Çeçenistan’a götürmek için bir otobüs istedi. Çeçenistan’daki Rus komutan, bütün askeri operasyonlarin durdurulmasi talimatini verdi.

19 Haziran 1995 Baris görüsmelerinin yeni turu Grozni’de basladi. Mücahitler 764 rehineyi daha serbest birakti ve bir Rus tuzagina karsi bazi gazeteciler, parlamenterler ve çok sayida Rus’un bulundugu otobüsten olusan konvoyla Budonnovski’den ayrildi.

30 Temmuz 1995 Heyetler arasinda askeri anlasma imzalandi. Anlasmaya göre; Ruslar, Çeçenistan’daki askerlerini çekecek, Çeçenler de savunma maksatli olmayan silahlarini teslim edeceklerdi. Çeçen heyetine Çeçenistan Bassavcisi Osmati Imayev baskanlik etti.

Agustos 1995 Çeçenistan’da kimyasal silah kullanilmis olabilecegine iliskin belirtiler bulundugu bildirildi.

16 Agustos 1995 Çeçen Cumhuriyeti’nin baskenti Grozni’de süren baris görüsmelerinin kesilmesi ve taraflar arasinda gerginligin tehlikeli bir sekilde tirmanmasi ardindan bir grup Çeçen direnisçi silahini teslim etti.

25 Agustos 1995 Çeçen lideri Cahar Dudayev’e bagli güçler, cumhuriyetin ikinci büyük kenti Gudermes’te yönetime el koydugunu bildirdi.

28 Agustos 1995 Rusya’nin Budonnovsk kentine baskin düzenleyerek 30 Temmuz’da Rus-Çeçen heyetlerinin askeri bir anlasmaya varmalarina kadar giden görüsme sürecini baslatan Çeçenlerin ünlü savasçisi Samil Basayev, silahlarini teslim etmeyeceklerini söyledi.

5 Eylül 1995 Çeçenistan’da Cahar Dudayev yanlilari 6 Eylül 1991’de ilan edilen, ancak taninmayan bagimsizlik ilanlarinin yildönümünü cumhuriyetin çesitli yerlesim birimlerinde kutladilar.

16 Eylül 1995 Çeçenistan’in Alkhoi-mohk kasabasinda Rus uçaklarinin bombardimani sonucu üç kisinin öldügü, alti kisinin yaralandigi bildirildi.

4 Ekim 1995 Çeçenistan Cumhurbaskani Dudayev’in danismani Ramazan Kaytemirov, Rusya’nin Çeçenistan’da asil amacinin petrol yataklarina sahip olmak, boru hattini kullanmak ve askeri üs kurmak oldugunu açikladi.

20 Aralik 1995 Çeçenistan’in Gudermes kentini kusatan Rus askerleri yüzlerce sivili öldürerek kenti ele geçirdi. Ülkenin yüzde 70’ini kontrol altinda tutan direnisçiler, Ruslara agir kayiplar verdirdi.

9 Ocak 1996 "Yalniz Kurt" grubunun lideri Salman Rudayev, Kizilyar’a baskin düzenleyerek yüzlerce kisiyi esir aldi.

17 Ocak 1996 Salman Raduyev ve arkadaslari, Kizilya dan kaçarken kistirildiklari Pervomaiskoye köyündeki Rus kusatmasini yarmayi basardilar.

5 Subat 1996 Çeçenistan’in baskenti Grozni’de bagimsizlik yanlisi Çeçenler, Rus güçlerinin ayrilmasi istegiyle gösteriler baslatti.

8 Subat 1996 Grozni’deki gösterilere binlerce kisi katildi.

21 Nisan 1996 Çeçenistan Devlet Baskani Cahar Dudayev sehit edildi.

31 Agustos 1996 Savasin bitmesi, Rus askerinin Çeçenistan’dan çikarilmasi, keza uluslararasi prensipler dogrultusunda devletler arasi bir resmi anlasma yapilmasina hazirlik hususunda Hasavyurt Sözlesmeleri imzalandi.

27 Ocak 1997 Bagimsiz devletin anayasasina uygun olarak, uluslararasi kuruluslarin, dünyanin 60 ülkesinden gelmis olan bagimsiz gazetecilerin ve gözlemcilerin gözetiminde, ÇIC Baskanlik parlamento seçimleri yapildi. Aslan Mashadov, Baskan oldu.

12 Mayis 1997 RF ile ÇIC arasinda, Hasavyurt Sözlesmelerinin gelistirilmesi anlaminda; "RF ve ÇIC arasinda baris ve karsilikli iliskilerin prensiplerine dair anlasma" imzalandi. Anlasma, iki devletin baskanlari; Boris Yeltsin (RF) ve Aslan Mashadov (ÇIC) tarafindan imzalanmis olup, Rusya ile Çeçenistan Içkeriya Cumhuriyeti iliskilerine (uluslararasi

hukuk ve ilke ve esaslari dogrultusunda) devletlerararasi resmi statü kazandirdi.

12 Mayis 1998 "RF ve ÇIC arasinda baris ve karsilikli iliskilerin prensiplerine dair anlasma", ÇIC parlamentosu tarafindan onaylandi. Rusya Federasyonu ile bir dizi baska anlasmalar da imzalanmisti. Ki bunlarin arasinda (Çeçenistan Içkeriya Cumhuriyeti’nin bagimsiz devlet statüsünü hukuken saglamlastiran) gümrük alaninda isbirligi gibi

anlasmasi da vardir. Günümüzde Rusya Federasyonu, uluslararasi hukuk ilkelerini ihlal ederek, ÇIC’ne karsi siyasi, ekonomik ve askeri abluka uygulamaktadir; ayrica savas sirasinda Çeçen devletine vurulan maddi zararin tazmini ile ilgili olarak üstlenmis oldugu yükümlülüklerin yerine getirilmesi de her vesileyle ertelenmektedir.

13 Mayis 1998 ÇIC Disisleri Bakanligi, Rusya Federasyonu ile Çeçen Içkeriya Cumhuriyeti arasinda resmi diplomatik iliskiler kurulmasi önerisini içeren resmi notayi RF Disisleri Bakanligina iletti.

Eylül 1999 Rusya’nin çesitli bölgelerinde ve Dagistan’da meydana gelen esrarengiz bombalama olaylarinda 250 kisi öldü.

Çeçenistan Coğrafyası

Kuzey Kafkasya'nın doğu kesiminde, kısmen Doğu Avrupa'da yer alan Çeçenistan, neredeyse her tarafı Rusya Federal toprakları ile çevrilidir. Batıda Kuzey Osetya ve İnguşetya, kuzeyde Stavropol Krayı, doğuda Dağıstan ve güneyde Gürcistan ile sınır komşusudur. Başkenti Grozni'dir.

Kuzeybatısında Rusya Federasyonu'na bağlı Stavropol Kray, doğusunda ve güneyinde Dağıstan ile Gürcistan, batısında İnguşya ve Kuzey Osetya yer alır. Çeçenistan'ın güneyi tamamen dağlıktır. Bu dağlar batıdaki Nazrani’den başlayıp doğudaki Gerzel-dola kadar uzanır. En batı uçta bulunan Stolovaya dağından İtumgalla’ya kadar uzanan sıradağlar Taşlır Dağları (Thulgandagghaş) adını alır. Taşlık sıradağlarının kuzeyinde Sunzha (Sunja) sıradağları adı verilen dağlar vardır. Onunda kuzeyinde Terek sıradağları bulunur. Sunzha sıradağlarının arasından dikine Terek Nehrinin Sunzha koluna bağlı büyük çaylar akar. Dağlardan daha çok sözü edilmesi gerekenler Çeçenistan’ın güney sınırını oluşturanlardır. Batıdan doğuya doğru sınır boyunca uzanan büyük dağlar, Kafkas sıradağlarının birer tepeleri olarak kabul edilebilir:

Çeçenistan İdari Bölgeleri

Çeçen Cumhuriyeti 15 bölgeye ve cumhuriyet açısından önemli 3 şehre ayrılmıştır.

Çeçenistan'ın gerçek bölgeleri bulunmaz, ancak çoğu insan[kim?] Çeçen dilinin farklı lehçelerinin farklı bölgeleri tanımladığını ifade etmektedir. Başlıca lehçeler şunlardır: Dzhokhar lehçesi olarak da bilinen Grozni, Grozni içinde ve çevresindeki bazı kasabalarda yaşayan insanların lehçesidir. Naskhish, Çeçenistan'ın kuzeydoğusunda konuşulan bir lehçedir.

İlçeleri tanımladığına inanılan başka lehçeler de bulunmaktadır, ancak bu bölgeler çok izole olduğu için bu alanlarda çok fazla araştırma yapılmamıştır.

ÇEÇENİSTAN Ekonomisi

  • Çeçen Cumhuriyeti ekonomisinin temelini petrol teşkil eder. Hemen her tarafta petrole rastlanmakla birlikte çıkarma ve işleme tesisleri daha çok Grozni ile Gudermes arasında ve Malgobek dolaylarında yoğunlaşmıştır. Rafinerilerin en büyükleri Grozni’de bulunmakta ve elde edilen ürünler başka ülkelere de satılmaktadır. Petrol boru hatları Hazar denizi kıyısındaki Mahaçkale’ye, Karadeniz kıyısındaki Tuapse’ye ve ayrıca Donets kömür havzasına uzanır. Petrol ve petrokimya sanayii için gerekli makineleri imal eden fabrikalar da Grozni çevresinde yer almaktadır. Ülkedeki diğer sanayi çeşitleri arasında kereste ve parke imalâtı, müzik aletleri yapımı ve gıda sanayii önemlidir. Petrolden sonra başlıca yer altı zenginliği kömür ve doğal gazdır.

  • Tarım alanları daha çok Terek havzasında toplanmıştır. Ziraat çeşitleri içinde meyveciliğe, bağcılığa ve tütün ekimine önem verilir; hayvancılık da gelişme yolundadır.

  • Ülkedeki ulaşımın büyük yükünü, cumhuriyetin sınırları dışına da çıkarak Hazar denizi kıyısında Astarhan ile Bakü’ye, Karadeniz kıyısında Tuapse’ye ve Azak denizi kıyısında Rostov’a bağlanmış olan demiryolları çekmektedir. Başşehir Grozni’nin ayrıca diğer önemli şehirler ve komşu ülkelerle karayolu bağlantısı da vardır.

    Eşsiz tabiat güzelliklerine ve çok sayıda tarihî kalıntılara sahip olan Çeçen Cumhuriyeti turizm potansiyeli açısından zengindir; ancak imkânların çokluğuna rağmen turizm sektörü gelişmiş değildir.

  • Tarih. Çeçen arazisinde özellikle Kezenoy gölü civarı ile Halhulau nehri vadisinde Paleolitik dönemden beri insanların yaşadığı bilinmektedir. Ülkenin çeşitli yerlerinde milâttan önce III. binyıla ait mezar anıtları bulunmakta, arkeolojik verilerden bu dönemde burada tarım topluluklarının oturdukları ve bu insanların çömlek yapmayı, maden işlemeyi bildikleri öğrenilmektedir. Ermeni, Gürcü ve Yunan-Roma kaynaklarında Nahçiy genel adıyla Gargar, Durdzuk, İsadnk (Sod), Kist gibi Çeçen kavim isimlerinin geçmeye başlaması milâttan önce IV-III. yüzyıllardan itibarendir. Milâttan sonra I. yüzyılda Alan Kavim Birliği’ne katılan Çeçenler, IV. yüzyıldaki Hun istilâsından sonra Orta ve Kuzeydoğu Kafkasya’ya yayılmışlar ve bütün Kafkasya’nın siyasî hayatında aktif rol oynamışlardır.

  • Arap-Hazar savaşları sırasında Emevîler’in Ermeniye genel valisi Mervân b. Muhammed’in (sonradan Halife II. Mervân) 736-738 yıllarında Durdzukistan’a (Çeçenistan) yaptığı akınlarla bölgede İslâm hâkimiyeti yerleşmeye ve bu dönemden itibaren Dağıstan ve Çeçenistan halkları İslâmlaşmaya başladı. XIII. yüzyılda Çeçenistan Moğol saldırısına uğradı. Hankal vadisinde yapılan savaşı Çeçenler kazandılarsa da 1238-1240 yılları arasında Mengü Han’ın önünden dağlara çekilmek zorunda kaldılar ve dağlar hariç ülkenin bütün arazisi Cuci ulusu topraklarına katıldı. 1395 yılında ise Timur’un Sunja nehri havzasına varması ile ikinci Moğol istilâsı başladı; ancak üç dört yıllık hâkimiyeti sırasında Timur da dağlık kesimleri ele geçiremedi. Çeçenler, Moğollar’ın toplam iki asır kadar Kuzey Kafkasya’nın step bölgelerini kontrol altında tuttukları dönemde çekildikleri dağlarda bağımsızlıklarını korumayı başardılar ve bu uzun savunma yıllarında farklı bir kale mimarisinin ortaya çıkmasına yol açtılar. Çeçen-İnguş mimarlarının ünü bütün Kafkasya’ya yayıldı; bugün de Çeçen ülkesinin dağlık kesimlerinde muazzam kale kalıntılarına rastlanmaktadır.

  • XVI. yüzyılın ilk yarısında Ruslar Kuzey Kafkasya’ya doğru sistemli bir şekilde yayılmaya başladılar ve Terek nehri boyları Rus Kazakları’nın iskânına sahne oldu. 1567’de bu nehrin kıyısında Terki Kalesi, 1718 yılından sonra da daha başka kaleler inşa edildi ve böylece Kafkasya’daki Rus cephesi iyice kuvvetlendirildi. Nitekim 1722’de İran-Rus savaşları sırasında I. Petro bir süre, artık kendileri için güvenli hale geldiğini kabul ettikleri Çeçen topraklarında kalmıştı. Ancak bir süre sonra silâha sarılan Çeçenler 7 Temmuz 1732 tarihinde Yarbay Koh kumandasındaki Rus birliklerini yenilgiye uğrattılar. Bu dönemden itibaren Rus kaynaklarında Nahçiy halkının adı Çeçen, ülkelerininki de Çeçnya olarak geçmeye başladı. 1735 yılında Kırım hanının kuvvetlerini de yenen Çeçenler bu yüzyılda bir taraftan Rus ordularına, diğer taraftan da onlarla iş birliği yapan Kabardin, Kumuk ve diğer kabilelere karşı savaşlarını yoğunlaştırdılar ve özellikle Beybulat Taymiyev’in, daha sonra da Şeyh Mansur’un (Uşurma) liderliğinde başarılı bir mücadele verdiler. Bu dönemlerde Kafkasya’daki Rus istilâsına ve baskısına direnenlerin başlıca merkezi Çeçenistan olmuştur. 1810’da İnguşlar kendi istekleriyle Rus tâbiiyetine geçtiler ve imzaladıkları antlaşmayla savaş sırasında onların yanında yer almayı kabul ettiler. Böylece Çeçenler’le aynı kökten gelen İnguşlar onlardan kopmuş oldular ve Ruslar tarafından ayrı bir halk olarak ilân edildiler.

  • Rus baskısıyla dağlara çekilen Çeçenler, verimli topraklarının Kazaklar’a dağıtılması üzerine İmam Gazi-Muhammed’in (ö. 1832) Dağıstan’da başlattığı ve halefleri Hamza (Gavzat) Bey (ö. 1834) ile Şeyh Şâmil’in (ö. 1871) devam ettirdikleri ünlü direnişe katıldılar. Çeçenler özellikle Şeyh Şâmil’in 1859’da teslim oluncaya kadar yirmi beş yıl süreyle verdiği, tarihte eşine pek rastlanmayan amansız mücadelede onun en sadık müttefiki olmuşlardır. Bölgenin tamamen Rus kontrolüne girdiği 1860’lı yıllarda Kuzey Kafkasya’dan Türkiye’ye doğru göçler başladı. Rus hükümeti, Çeçenistan ve Dağıstan göçmenleriyle beraber yahudileri de Türkiye’ye sürdü; ancak yahudiler daha sonra Suriye ve Filistin’e geçtiler. Aynı yıllarda Baysungur, Uma Duyev, Atabi Atayev ve Dade Zalmayev gibi liderlerin kumandasında sürdürülen isyanlardan ve 1877’de başlayıp bir yıl sonra lider Alibey-Hacı’nın Grozni’de idamıyla bastırılan son büyük isyandan herhangi bir sonuç elde edilemedi.

  • Rusya’daki Bolşevik İhtilâli sırasında Çeçen ülkesinde yeni isyanlar baş gösterdi. 1917 yılında kurulan, Şeyh Uzun-Hacı idaresindeki Çeçenler’in de dahil olduğu Kuzey Kafkasya Halklarının Dağlık Cumhuriyeti adlı Kafkas Devleti (Dağıstan) 11 Mayıs 1918’de Rusya’dan ayrıldığını ilân etti. Bir yıl sonra Dağıstan topraklarını General Denikin ele geçirdi ve burada bölgesel askerî yönetimler kurarak tekrar çarlık döneminin müesseselerini ihya etti. Fakat derhal büyük bir ayaklanma başlatan Dağıstanlılar, 1919 sonbaharına doğru Bolşevikler’in de desteğiyle Denikin’in bütün garnizonlarını imha ettiler ve bağımsız Dağıstan Cumhuriyeti’ni tekrar kurdular. Ancak Rusya’da duruma tamamen hâkim olan Bolşevikler Dağıstan topraklarını işgal etmekte gecikmediler (1921) ve bir süre sonra cumhuriyeti feshedip (7 Temmuz 1924) o dönemde izledikleri, etnik farklılıkların olduğu bölgeleri otonom idarelere bölerek buralarda yaşayan halkları birbirinden ayırma politikası çerçevesinde, Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ile Çeçenistan, İnguşistan ve Asetistan (Osetya) otonom idarelerini kurdular. 1936 yılında Çeçenistan ve İnguşistan, Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (Çeçeno-Inguşskaya ASSR) adı altında birleştirildi. 1937-1939 yıllarında Sovyetler Birliği’nde yaşayan pek çok halk gibi Çeçenler de Stalin’in totaliter idaresi sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. II. Dünya Savaşı sırasında 1943’teki Tahran toplantısından sonra 500.000 kişiyi toplu olarak imha etmeyi planlayan Moskova hükümeti 1944’te bundan vazgeçerek Çeçenler’i Orta Asya’ya ve Kazakistan’a sürgüne yolladı. Bu hareketin başlıca sebebi, Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı almaya kalkışan Stalin’in Kafkaslar’da herhangi bir mukavemetle karşılaşmak istememesiydi. 1944 zorunlu göçüyle birlikte ayrıca Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti feshedilerek topraklarının bir kısmı Kuzey Osetya’ya, bir kısmı da Dağıstan’a verildi; böylece geride kalan insanlar arasında da etnik çatışmalar için zemin hazırlanmış oluyordu. On üç yıl sonra 9 Ocak 1957 tarihinde ise eski otonom idare, Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adı altında yeniden kuruldu.1989 yılında Sovyetler Birliği’ne bağlı devletlerin hâkimiyetlerine kavuşmaya başlamaları üzerine doğrudan Rusya Federasyonu içinde yer alan Çeçenler’le İnguşlar da faaliyete geçtiler. 27 Ekim 1991’de Çeçenistan’da parlamento ve cumhurbaşkanı seçimleri yapıldı ve oyların % 85’ini Çeçen Halkının Millî Kongresi Yönetim Kurulu lideri Cahar Dudayev aldı. Ardından 1 Kasım 1991’de Çeçen Cumhuriyeti’nin Rusya’dan bağımsızlığı ilân edildi. Fakat bunu kabul etmeyen Moskova hükümeti 7 Kasım’da olağan üstü hal uygulaması başlattı ve 8-9 Kasım’da çıkan olayların arkasından ülkeye ordu birlikleri gönderdi; ancak daha sonra bu birlikleri geri çekmek zorunda kaldı. Çeçen Cumhuriyeti’nin bağımsızlık kararı, milletlerarası alanda henüz hiçbir ülke tarafından tanınmış değildir. İnguşlar ise 30 Kasım 1991 tarihinde yaptıkları halk oylaması sonunda İnguş Cumhuriyeti adıyla Rusya Federasyonu’nda kalmayı tercih etmişlerdir.

  • Kültür ve Edebiyat. Çeçen halkının tarihi, dili ve gelenekleri hakkında en değerli kaynak Çeçen folklorudur. Milâttan önceki yıllarda meydana geldiği sanılan Nart destanı sözlü halk edebiyatının başlıca temsilcisidir. Özgünlüğüne rağmen dünya motifleriyle kaynaşmış olan Çeçen folkloruna, ünlü yazar Tolstoy ile P. K. Uslar ve L. P. Semenov gibi araştırmacılar büyük değer vermişlerdir. İlk örnekleri Arap alfabesiyle yazıya geçirilmiş olan halk edebiyatında kahramanlık şarkıları önemli bir yer tutar. Çeçenistan ve Dağıstan dahil Kuzey Kafkasya’da Arap dili özellikle Şeyh Şâmil döneminde geniş ölçüde yaygınlık kazanmıştı. Arapça ve Çeçence şiirler yazıldığı gibi bu dilde kaleme alınmış dinî ve din dışı konuları içeren kitaplar da Arap alfabesiyle yayımlanıyordu. Önemli olayları konu edinen “tyaptar” (defter) yaygın bir edebiyat türü idi.

  • Sovyet idaresinde Çeçen edebiyatının gelişimi komünizmin dogmatik görüşleri çerçevesinde olmuş, Komünist Parti’yi övmek, buna karşılık dini ve gelenek, görenekleri eleştirmek Çeçen “devlet edebiyatı”nın ana teması haline gelmiştir. Bu edebiyatta insanî, beşerî değerlerin yerini sınıf kavgalarının aldığı görülür. 1924’te Arap alfabesi yasaklanarak yerine Latin alfabesi konulmuş, 1938’de de Kiril alfabesi getirilerek kitaplar Çeçen ve Rus dillerinde yayımlanmıştır. Ancak uygulanan yasağa rağmen uzun süre Arap alfabesiyle yazılan kitaplar el altından dağıtılmıştır. Birçok şair ve yazar hayatını 1937-1939 yıllarındaki baskı rejimi sırasında trajik şekilde kaybetti; bir kısmı da hapishanelere kapatıldı veya Sibirya’ya sürüldü. Ayrıca Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin feshedilip halkının Kazakistan’a sürüldüğü 1944 yılından itibaren Çeçen edebiyatının bütünüyle ortadan kaldırılmasına çalışıldı. Arapça ve Arap alfabesiyle yazılmış Çeçence kitaplar 1944’te Grozni’nin merkezindeki meydanda yakıldı. Günümüzde bu edebiyatın bazı ürünlerine sadece özel koleksiyonlarla Moskova ve Petersburg’daki şarkiyat enstitülerinde rastlanabilmektedir. Büyük Çeçen yazar ve düşünürü Muhamad-Salih Gadayev’in (ö. 1972) bazı eserleri de ancak 1980’li yılların sonlarına doğru yayımlanabilmiştir.

  • Bugün ülkede çoğu Grozni’de olmak üzere bir üniversite, iki yüksek okul, çeşitli teknik ve sosyal araştırma enstitüleriyle birçok kütüphane faaliyet göstermektedir.

Kırgızistan Türkiye İlişkileri

Kırgızistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra iki ülke arasında ekonomik ve sosyal ilişkiler hızlı bir ivme ile başlamıştır. 1991'de imzalanan ‘Ekonomik İlişkilere Dair Protokol’ ve 1992'de ‘Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın ardından günümüze dek 100'den fazla ikili anlaşma ve protokol yürürlüğe girmiştir.

Günümüzde Kırgızistan Cumhuriyeti'ndeki Türk işletme sayısı 600'ün üzerindedir. Ülkedeki Türk kuruluşları; içecek, bisküvi, şekerleme gibi gıda ürünleri, temizlik malzemeleri, pvc-plastik boru gibi inşaat malzemeleri üretimi, alışveriş merkezi işletmeciliği ve inşaat gibi çok çeşitli alanlarda çalışmaktadır.

2006 yılı itibariyle karşılıklı ticaret hacmimiz 160 milyon ABD dolarına ulaşmıştır. Türkiye'nin Kırgızistan'a ihraç ettiği ürünlerin başında kıymetli taş ve metal ürünleri, elektrikli makineler, halılar ve şekerli ürünler, otomotiv malzemeleri gelmektedir. Türkiye'nin Kırgızistana ithal ettiği ürünler arasında ise ilk sıralarda sebze, meyve, deri ve ipek yer almaktadır. Türkiye, Kazakistan'ın dış ticaretinde Rusya, Kazakistan, Çin, Amerika Özbekistan ve Ukrayna'nın ardından 7'inci sırada yer almaktadır.

Eğitim, Kırgızistan-Türkiye ilişkilerinde önemli bir yere sahiptir. 1992'de başlatılan "Büyük Öğrenci Projesi" kapsamında 2007 yılı itibariyle 4400 Kırgız öğrenciye eğitim bursu verilmiş bulunmaktadır. Ayrıca, Kırgızistan'da iki Türk-Kırgız Lisesi ve iki Türk-Kırgız Üniversitesi faaliyet göstermektedir. Uluslararası Atatürk-Alatoo Üniversitesi 1996 yılında, Manas Kırgız-Türk Üniversitesi ise 1997 yılında açılmıştır. Türk öğrenciler, bu üniversitelere diğer Türk üniversiteleri gibi, ÖSYM sınavı neticesinde aldıkları puan ile girebilmektedirler.

Kırgızistan'ın Ankara'da Büyükelçiliği, İstanbul'da da Başkonsolosluğu bulunmaktadır. Aynı zamanda, Adana'da Fahri Konsolosluk ile temsil edilmektedir. Türkiye'nin ise Kırgızistan'da Bişkek Büyükelçiliği yer almaktadır.

GGG.png
bottom of page