top of page
cerceve_046ASF.png

DAĞISTAN

Dağıstan kelimesi Türkçe'deki dağ kelimesi ile Farsça'daki yer anlamına gelen -stan ekinin birleşiminden oluşmuştur.

Dağıstan'ın bazı bölgeleri çeşitli zamanlarda Lezgistan, Avarya ve Tarkov olarak anılmıştır.

1860 ve 1920 arası Dağıstan kelimesi, günümüz Dağıstan'ının güneydoğu kısmında yer alan Dağıstan Oblastı için kullanılmıştı.

Bugünkü sınırlarına 1921 yılında, Terek oblastı ile birleştirilerek Dağıstan Özer Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin kurulması ile ulaştı.

Persler 664 yılında, Derbent'te Araplarca yenilgiye uğratıldı. 905 ve 913 yıllarında bölge halkları Araplara karşı ayaklanmış olsa da İslam, süreç içerisinde önce Samandar ve Kubaçi gibi kent merkezlerinde ardından ile dağlık bölgelerde benimsendi. 15. yüzyıla gelindiğinde bölgede Hristiyan varlığı neredeyse tamamen silindi, yalnızca Datuna'da 10. yüzyıldan kalma bir kilise varlığını koruyabildi.

1999 Ağustos'unda Çeçenistan'dan Şamil Basayev ve Hattab'ın liderlik ettiği İslamcı bir grup, Bağımsız Dağıstan İslam Cumhuriyeti'ni kurmak maksadıyla Dağıstan'ı işgal girişiminde bulundu. İşgalciler yerel halktan destek bulamadılar ve Rus askerince geri püskürtüldüler.[15] Bu eyleme cevap olarak Rusya, sonraki yıl Çeçenistan'ı tekrar yeniden işgal etti.

cerceve_046dv.png

(12 Eylül 1965 doğumlu) Rus bir devlet adamı ve askeri liderdir ve şu anda 5 Ekim 2020'den itibaren Dağıstan Cumhuriyeti'nin vekili başkanıdır .

Melikov, 2019-2020 yılları arasında Stavropol Krai'den, görevdeki yürütme gücünü temsil eden bir Senatördü. O Rus ulusal muhafız Federal Hizmet İlk Müdür Yardımcısı ve Komutan Baş Rus Ulusal Muhafız birliklerinin 2016 den Melikov da Tam Yetkili Temsilcisi oldu 2019 oldu Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi dan 2014 - 2016.

DağıstanDağıstan
00:00 / 02:20

Dağıstan kelimesi Türkçe'deki dağ kelimesi ile Farsça'daki yer anlamına gelen -stan ekinin birleşiminden oluşmuştur.

Dağıstan'ın bazı bölgeleri çeşitli zamanlarda Lezgistan, Avarya ve Tarkov olarak anılmıştır

1860 ve 1920 arası Dağıstan kelimesi, günümüz Dağıstan'ının güneydoğu kısmında yer alan Dağıstan Oblastı için kullanılmıştı.

Bugünkü sınırlarına 1921 yılında, Terek oblastı ile birleştirilerek Dağıstan Özer Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin kurulması ile ulaştı.

DAĞISTAN TANITIM VİDEOSU

BAYRAK_.png

DAĞISTAN - TÜRKİYE TİCARİ DOSTLUĞU

Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan'ın Devlet Başkanı Ramazan Abdulatipov, Türkiye ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Dağıstan ve Türkiye arasındaki işbirliği için birçok alan var" dedi.

Abdulatipov, Dağıstan'da bulunan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Türkiye'nin işbirliği yapılan en önemli 10 ülke arasında yer aldığını ve 2013 yılı ikili ticaret hacminin yaklaşık 28 bin dolar olduğunu belirten Abdulatipov, bu rakamın en az 1 milyar dolar olması gerektiğini kaydetti.

Türk iş adamlarının Dağıstan'da iş kurmaya çağıran Abdulatipov, "Türkiye ve oradaki hemşehrilerimizle ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmemiz bizim için çok önemli. Dağıstan ve Türkiye arasındaki işbirliği için birçok alan var ve bunları etkin hale getirmemiz gerekir. Dağıstan'da iş kuracak Türk iş adamlarına uygun koşullar sağlamaya hazırız" dedi.

Dağıstan'da gördükleri sıcak misafirperverlikten duydukları memnuniyeti dile getiren Yalova Belediye Başkanı Salman, Dağıstan ve Türkiye arasında 20 yıldan aşkın süredir dostane ilişkilerin kurulduğunu kaydetti. Dağıstan kültürüne ve Dağıstan ile ilişkilere önem verdiklerinin altını çizen Salman, kendilerinin Hasavyurt belediyesi ile iyi ilişkiler içerisinde olduklarını kaydetti. Mahaçkale ile kardeş şehir olan Yalova'nın Hasavyurt ile de kardeş şehir protokolü imzalamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Salman, Hasavyurt'ta bir parka "Yalova" adının verilmesinin, ikili ilişkileri daha da güçlendireceğini vurguladı.

Salman, Dağıstan'dan göç eden birçok milletin temsilcilerinin yaşadığı Yalova'da "Kafkas Evi"nin inşa edileceğini söyledi.

cerceve_046.png

Dağıstan Tarihi

Dağıstan ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti (Birleşik Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti) 11 Mayıs 1918’de ilan edilmiştir. Bu cumhuriyet Osmanlı Devleti tarafından tanınmıştır. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni müteakip Osmanlı Ordusu Kafkasya’dan çekilmiştir. Dağıstanlılar önce Çarlık Rusya ile ardından Bolşeviklerle savaşmışlardır. Kızıl Ordu’nun Dağıstan’ı işgal etmesiyle 20 Ocak 1921’de Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne tabi Dağıstan Sovyet Cumhuriyeti kurulmuştur. Sovyetler döneminde Hasavyurt, Kızlar ve Acıgöl bölgelerinin Dağıstan’a dâhil edilmesi ve 1991’de Sovyetlerin dağılması sonrası yapılan yeni düzenlemelerle Dağıstan bugünkü şeklini almıştır. Biz bu makalede Dağıstan’ın tarihi, coğrafi, stratejik, ekonomik ve sos¬yal özelliklerini açıklayarak, Dağıstan’ın Türk tarihi ile ilgisini ortaya koymaya çalışacağız. Dünyanın hem etnik hem dil yönünden en karışık bölgesi olan Kaf¬kasya ve Kafkasya’nın en karışık bölgesi olan Dağıstan tarihini anlayabilmek için konuyu üç alt başlık altında değerlendireceğiz. Dağıstan hakkında genel bir bilgi verildikten sonra, birinci bölümde 1917’deki bağımsızlık girişimine kadar ki olan kısım, ikinci bölümde 1991’de Sovyetlerin dağılması sonucu kurulan Rusya Federasyonu’na tabi Dağıstan Cumhuriyeti’ne kadar olan kısım, üçüncü bölümde ise 1991’den günümüze kadar olan kısım incelenecektir. Son bölümde Dağıstan hakkındaki sorunlara değinilecektir. Sonuç olarak Dağıstan’ın Türk tarihi ile ilgisi ve Türkiye için Dağıstan’ın önemi ortaya konacaktır.

Dağıstan Cumhuriyeti

21 Aralık 1917'de İnguşetya, Çeçenistan, Dağıstan ve kalan tüm Kuzey Kafkasya, Rusya'dan bağımsızlıklarını ilan etti ve "Kuzey Kafkasya'nın Birleşik Dağlıları"(ayrıca Kuzey Kafkasya Dağlık Cumhuriyeti olarak da bilinir) adında tek bir ülke altında birleştiler ve dünyadaki büyük güçlerce de tanındılar. Başkenti Buynaksk'a taşıdılar[13]. Kurulan devletin ilk başbakanı olan Tapa Chermoyev, Çeçen bir devlet adamıydı. İkinci başbakan ise ülkenin anayasasını da yazan İnguş devlet adamı Vassan-Girey Dzhabagiev'di. Bolşevik Devrimi'nden sonra Osmanlı orduları Azerbaycan ve Dağıstan'ı ele geçirdi ve bölge, kısa ömürlü Kuzey Kafkasya Dağlık Cumhuriyeti'nin bir parçası haline geldi. Beyaz Ordu ve yerel milliyetçilerle üç yıldan fazla savaştıktan sonra Bolşevikler zafer kazandılar ve Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni 20 Ocak 1921'de ilan ettiler. Sovyetler'in dağılma sürecinde Dağıstan kendini bir cumhuriyet olarak ilan etti ancak egemenlik talebinde bulunmadı[14].

Dağıstan Coğrafyası

Dağıstan'ın nüfusu 14 Ekim 2010 itibarıyla 2.910.249'dur. Türk halkları olan Kumuklar, Azeriler ve Nogaylar nüfusun % 21'ini oluşturmaktadır.

Nüfusun çok hızlı artış sürecine girmesi şaşırtıcıdır, zirâ ülkedeki Ruslar ve Dağ Yahudileri göç etmektedirler. Özellikle Rusya ve İsrail'e büyük bir göç olmaktadır.

Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür. Bu azalmaya karşılık nüfus artış hızının sürmesindeki en önemli sebep, 1990'lı yılların başından beri eski sovyet toprakları üzerindeki bütün cumhuriyetlere zamanında çoğu ekonomik sebeplerden göçmüş bulunan Dağıstanlılar'ın yeniden kendi ülkelerine dönmeleridir. Rusya, Ukrayna ve Orta Asya cumhuriyetleri dağılmayı izleyen yıllardan beri çeşitli sebeplerle onları kendi sınırlarının içlerine çekilmeye zorladılar.

Gerçekte Dağıstan, Hazar Denizi'nin ince kıyı şeridi toprağı dışında pek de verimli olmayan bir ülkedir. Halkın % 99,9'u okuma yazma bilmekte ve neredeyse tamamı 2'den fazla dili en iyi şekilde konuşabilecek şekilde bilmektedir. Dağıstan'ın nüfus artış hızı, Rusya Cumhuriyeti genelinde ilk sırada yer almaktadır. Bu artış hızı korunduğu ve ülke dışındaki insanları yurtlarına geri dönmeyi sürdürdükleri takdirde Dağıstan nüfusu 2050 yılında altı milyonu yakalayacaktır. Mahaçkala, Hasavyurt, Buynakski, Kaspiski, Kızılyar, İzberbaş ve Derbent ülkenin önemli şehirlerindendir. Dağıstan'ın kuzeyi ve doğusundaki düzlük bölgelerde Türki gruplar, ülke geneline egemen olan dağlık ve plato yerleşimlerinde ise Kafkas kökenli etnik gruplar yaşamaktadır.

Dağıstan Fiziki Yapısı

Dağıstan adı bir kavmi değil, coğrafi-topoğrafik bir anlam ifade eder. Rusça'da da 'Dağlar Ülkesi' anlamında "Strana Gor" ifâdesi kullanılmaktadır.

Dağıstan coğrafi açıdan beş bölgeye ayrılır; birinci bölgede Kafkas Dağları ve Dağıstan iç platosu yer alır. Dağlar arasından Hazar Denizi'ne akan Sulak, Samur ve Kurak gibi ırmaklar buralarda derin vadi ve uçurumlar meydana getirmiştir. Kafkas Dağları'nın genellikle güneye bakan yamaçlarında yağış çok azdır. Bu yüzden bazı bölgelerde bitkisel hayat yoktur. İkinci bölge, birinci bölgenin kuzeyinde yüksekliği 920 m'ye ulaşan ve çıkıntı tepelerinden oluşan ikinci bir dağ kuşağından ibarettir. Bu bölge kuzey ve kuzeybatıdan esen rüzgarlar sebebiyle oldukça yağışlı olup, sık ormanlarla kaplıdır. Dağlar ile Hazar Denizi arasında kalan dar kıyı düzlüğü üçüncü bölgeyi oluşturur. Dar boğazlardan çıkıp yayılan ırmaklar tarafından kesilir. Petrol ve Doğalgaz yatakları barındıran bu ovanın genişlediği yerde başlayan dördüncü bölge alçak ve bataklık ovalar ile Terek ırmağı deltasından oluşur. Deltanın hemen ilerisinde uzun ve kumluk Agragan Yarımadası başlar. Son olarak Terek'in hemen kuzeyinde kumullarla kaplı Nogay Bozkırları beşinci bölgeyi oluşturur. Bu bölgenin iklimi ise sıcak ve kuru olup, bitkisel hayat yarı yarıya çöl özellikleri gösterir.

Dağıstan'ın başlıca ırmakları, Gazi Kumuk, Kara, Avar ve Andi Koysu akarsularının birleşmesinden oluşan ve Mohaçkale'nin kuzeyinde Hazar Denizi'ne kavuşan Sulak, daha kuzeyde Çeçenistan'dan gelen Terek, güneydoğu istikametinde akarak aynı şekilde Hazar'a kavuşan Samur'dur. Genellikle dağlara paralel olarak akan bu ırmaklar 1.000 metreye varan derinlikte ve genişlikte kanal ve mecralar oluşturarak, Dağıstan'ın yer şekillerinin oluşmasında önemli rol oynarlar.

Dağıstan'ın iklimi genel olarak sıcak ve kurudur. Alçak kesimlerde ortalama sıcaklık ocak ayında sıfıırın altında 3 ile 6 derece arasında seyretmekte, temmuz ayında ise 23 dereceye kadar ulaşmaktadır. Dağıstan'ın kuzey kısmını teşkil eden Sulak-Terek-Kuma düzlüğü, ülkenin en yüksek yeri olup, 26 metreyi geçmeyen ve denize doğru gittikçe alçalan, susuz ve kıraç bir bozkırdan ibarettir. Bu bölgenin sahil boyu, yılın belli zamanlarında su altında kalır ve nüfûs yoğunluğu çok düşüktür.

Kuma ile Terek arasında birçok tuz gölü ve bataklık vardır. Terek ile Sulak arasında yer alan ve kumsallarda kaybolan Aktaş, Yarıksu, Yamansu ve Aksay çaylarından günümüzde tarım alanı olarak yararlanılmaktadır. Sahil boylarına nispeten yüzeyi biraz yüksek olan kuzeybatı bölgeleri hariç olmak üzere, bu düzlüğün iklimi son derece kurudur. Düz, ırmaktan ve ormandan mahrum, yağmursuz ve kuzey rüzgarlarına açık olan daha kuzeydeki bölgede sıcaklık yazın 40 derecelere kadar çıkmakta, kışın ise sıfırın altında 40 dereceye kadar düşebilmektedir.

Tarım, Terek boyunda ve yapay sulama yöntemi ile güneybatı kısmında yapılır. Diğer kısımlarda çeşitli Türk boyları göçebe halinde yaşar ve hayvan beslerler. Sahil boyunda ise balıkçılık ile uğraşılır.

Dağıstan doğal zenginlikler bakımında verimli bir bölgedir. Dağlık bölgenin bitki örtüsü, vadilerde ve kanyonlarda yaprak döken ormanlardan, yüksek tepelerde çam ve huş ağacı ormanlarından ve ağaç sınırının üstünde de Alp çayırlarından oluşur. Tepe yamaçlarında yer yer çöl bitkisiyle kesintiye uğrayan sık yaprak döken ormanlar bulunur. Alçak yamaçlarda seyrek esmer toprak alanlarıyla bölünen verimli kestane rengi topraklar egemendir. Hazar Denizi kıyılarında ise tuzlu bataklık topraklar yaygındır.

Dağıstan İdari Bölgeleri

Rusya Federasyonu'nun Avrupa'daki kesiminin güneyinde yer alan Dağıstan, Kafkas Dağları'nın kuzey yamacının en doğu ucundan 50.278 km² bir alanı kaplar. Güney ve batısı Güton dağında 3646 metreye, Bazardyuzu (Pa Dağı'nda da 4480 metreye ulaşan Kafkas Dağları'nın ana doruk hattıyla çevrilidir. Doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Kalmuk Özerk Cumhuriyeti, batı ve kuzeybatısında Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya, güneybatısında Gürcistan ve güneyinde de Azerbaycan yer alır.

Dağıstan doğudan batıya 200, kuzeyden güneye 400 kilometre kadar bir uzunluğa sahiptir. Başkenti Mahaçkala'dır. Diğer önemli şehirler Derbent, Kızılyar, İzberbaş ve Buynak'tır.

Dağıstan Ekonomisi

  • Son yıllarda üretimde özel kesimin daha aktif hale gelmesiyle Cumhuriyet’teki yatırımlar artmıştır. Yatırımlar dağıstan ve Rusya yasalarının koruması altındadır. En gelişmiş teknoloji ve dünya standarlarında, ekolojik kurallarla uyumlu yeni tesisler kurulmuştur: “Adam International” ortak girişimi adlı yün, deri işleyen ve konfeksiyon yapan büyük bir fabrika, kimyasal plastik fabrikası, “Progress ” adlı plastik eşya üretim fabrikası, bir maya ve damıtma fabrikası, şampanya damıtma tesisi, 5. Nesil renkli TV montaj tesisleri, maden suyu üretimi, “Maxi” ortak gişimi yüksek kaliteli ayakkabı fabrikası, “Dagtekstil” iplik fabrikası, Rusya’da en iyilerden olan “Dagpress” basımevi gibi. Modern iletişim sistemleri için Samsung (Güney Kore) şirketi işletmeye girmiştir. Bu şirket tarafından 13.500 abonelik dijital telefon santrali de kurulmuştur. Dagestanskiye Ogni yerleşmesindeki tümüyle yenilenen bir yapı camı fabrikası mallarını Rusya’nın güney bölgesine dağıtmaktadır. Burada cam kap üretimine de geçilmiştir. 
     

  • DÖNÜŞÜM
    Dönüşüm sonucunda savunma sektöründeki askeri malların üretimi 2.5 kat azalmıştır. Sivil ürünlerin, tüketim mallarının üretimi de buna bağlı olarak artmıştır. Yalnızca son iki-üç yılda, endüstri işletmeleri 50’den kazla yeni ürün imal etmişlerdir. Bunların arasında dizel, kaynak cihazları, jeneratörler, transformotörler, basınç ayar aletleri, mini- telefon santralleri, hafif uçaklar, TV cihazları, diğer elektrikli ve radyolu aletler vardır. Yeniden yapılanma en yoğun şekilde büyük makina üretim fabrikaları ile alet yapım tesislerinde gerçekleştirilmiştir.

     

  • ENERJİ SANAYİ
    PETROL VE GAZ

    Petrol çıkarımı verimli endüstrilerden biridir. Yılda 310 bin tondan fazla petrol ve yaklaşık 715 milyon metreküp doğal gaz üretilir. Petrolün üretimi geniş çaplı olmamakla birlikte kalitesi yüksektir. 350o'de kaynayan, %90 geridönüşümlü ham petrolden basit bir arıtma ile yüksek kaliteli petrol ürünleri elde edilebilmektedir.

     

  • Bu endüstrideki fabrikalar Kuzey Dağıstan (Yuzno-Suhokumsk kenti) ve Orta Dağıstan’da (İzberbaş-Açisu köyü) konumlanmıştır. Cumhuriyet’in döviz girdilerinin %51’I petrol ve ürünlerinin dışsatımından elde edilir. Yerli ve yabancı şirketlerin araştırdığı petrol ve gaz rezervleri umut vericidir. Bunların yanısıra kahverengi kömür, bataklık kömürü vb. yakıt kaynakları da vardır.
     

  • “Solntse”
    Dağıstan’ın güneşli bir ülke olarak anılmasının nedenleri vardır. Ülkede bulutsuz günlerin sayısı çok az olduğu gibi, yüksek düzeyde güneş radyasyonu vardır. Bu yüzden, Rus Bilimler Akademisi burada güneşten ekolojik yönden zararsız enerji elde etmek amacıyla bir bilimsel araştırma enstitüsü kurmuştur. Şimdilik, enstitünün kendisine ait ısınma, sıcak su ve elektrik gereksinimi güneş enerjisinde sağlanmaktadır. Güneş enerjisi, sağlık tesisleri, öğrenci kampı ve bir işçi kentinde de kullanılmaktadır.Yakında araştırma bulgularının evlerde uygulamasına geçilecektir. 

     

  • Son tasarımlanan aygıtlardan biri, cep tipi ısı biriktiricidir. Hafif plastik görünümlü olan bu aygıtlar şaşırtıcı miktarda enerji sağlamakta ve şarj edilmeleri için yalnızca güneş ışığına tutulmaları yeterli olmaktadır. 
     

  • Zehirli atıkların nötralize edilmesi için de bir teknoloji geliştirilmiştir. Dünyada kullanılan enerjinin güneşten gelenin yalnızca 3000’de biri olduğu göz önünde tutulursa, bilim adamlarının önünde katedilecek epey uzun ve ilginç bir yol vardır.
     

  • MADEN KAYNAKLARI
    Dağıstan büyük miktarlarda demirli, demirsiz, metal olmayan ve yapı malzemesi olarak kullanılabilen bir maden zenginliğine sahiptir. Kuzey Kafkasya’daki en ilginç ve zengin pirit (bakır cevheri) kaynakları Kızıldere’de bulunur. Ülke, ayrıca içmesuyu, maden suyu, termalsu ve endüstriyel su kaynaklarına sahiptir. Cumhuriyet’te bugüne kadar 3000’den fazla artezyen kuyusu açılmıştır.

     

  • YAPI MALZEMELERİ
    Dogal kaynaklarda yapı malzemelrinin ayrı bir yeri vardır. Dağıstan, Kuzey Kafkasya’daki kireçtaşı rezervlerinin %36.6’sına ve Rusya Federasyonu’ndaki cam kumu rezervlerinin %15’ine sahiptir. Severnoye bölgesindeki Kuzey Kafkasya cam endüstrisini besleyecek kadar bol olan yüksek kaliteli kuvartz kumu nerdeyse yüzeydedir.

     

  • Cumhuriyet’te ayrıca sınırsız denilebilecek miktarlarda SAWN kireçtaşı, RUUBLE taşı, çakıl, kalep kumu, DOLOMİTES ve çimento hammaddeleri bulunur.
     

  • KALKINMA ÖNCELİKLERİ
    Cumhuriyet’te kalkınmanın önceliklerini gösteren bir bölgesel politika geliştirilmiştir. Bu politika kaynakların, varolan üretim potansiyeli ve nitelikli işgücünün karmaşık kullanımını, karşılıklı çıkar sağlamak koşuluyla önemsiz miktarda dış finansmanı öngörmektedir. Artan istikrar ve ekonomik büyüme ile Cumhuriyet’in yatırımcılara daha çekici geleceğini düşünmek için zemin vardır.

     

  • İletişim altyapısının geliştirilmesine özel bir önem verilmektedir. Hükümet doğa ve sağlık turizmi konusunda en gelişmiş yapıların oluşturulabilmesi için yatırımcıları cezbedecek önlemler almakta ve destek vermektedir. Pazar koşullarına yüksek uyum yeteneği olan, düşük yatırım isteyen, hem yabancı hem de yerli yatırımcılar için çekici olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi için da da teşvik sağlanacaktır. Küçük işletmeler üretimin uyarıcısı olarak, gerekli malların üretimini artırır, istihdam ve modern tür hizmetleri sağlar, buluşcu etkinlikleri yürütür ve sonuçta nüfusun yaşam standartlarını belirler.
     

  • TURİZM
    Dağıstan’ın yeryüzü görünümü ve bitki örtüsü çok büyük çeşitlilik gösterir. Bitkisel ve iklimsel çeşitlilik açısından Dağıstan’ın Rusya’da bir benzeri yoktur. Samur Nahri ağzında alt-tropik iklim, kuzeyde çöl ve yarı-çöl koşulları, Alp tundraları ve buzullar. Dağıstan florasında 4000 çeşit bulunur. Bunların arasında epey endemik(yerli) çeşit de yeralır. Cumhuriyet’in orta ve güney kesimlerinde sağlık turizmi için önemli fırsatlar vardır. Tarihsel Dağıstan da diyebileceğimiz bu bölgede, çok sayıda jeotermal su (kaplıca) vardır. Dağ peyzajı ve deniz manzarasının bunlarla ayni yerde buluşması bir istisna değildir. Bu kaplıcaların çoğu kapasite ve tedavi özellikleri yönünden dünyanın ünlü kaplıcalarından aşağı kalmaz, hatta üstündür.

     

Dağıstan - Türkiye İlişkileri

FATİH Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) ile Dağıstan Devlet Üniversitesi iş birliğinde İstanbul'da Türkiye-Dağıstan ilişkilerinin siyasi, sosyal ve edebi yönleriyle ele alındığı 'Tarihten Günümüze Türkiye-Dağıstan (Kafkasya) İlişkileri Sempozyumu'  düzenlendi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi'nde gerçekleşen sempozyumda geçmişten bugüne iki bölge arasındaki ekonomik, siyasi ve sosyal ilişkiler enine boyuna tartışılırken, devlet politikalarına yönelik öneriler sunuldu. Türkiye açısından bölgenin dil, din birliği ve ortak geçmişinin Rusya-Kafkasya-Türkiye ilişkileri üzerine çalışan akademisyenler tarafından önem taşıdığı dile getirildi. Akademisyenler ayrıca geçmişte bölgede kurulmuş veya etkili olmuş Türk devletlerinin günümüzde de ilişkilerin seyrini etkilediğini vurguladı. 

2 oturumdan oluşan sempozyuma FSMVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahameddin Başar, FSMVÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, FSMVÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Dağıstan Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gasanov Mogamed Mogamedovich aynı üniversiteden Prof. Dr. Dagatov Artur Gerevich'in yanı sıra öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

"TÜRK TOPLUMU KAFKASLARLA BİRLEŞMİŞTİR"             

Sempozyumun açılışında konuşan FSMVÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, "Türkiye'nin Kafkasya ile tarihi birçok ilişkisi vardır. Türkiye'de bu konu üzerine pek çok çalışma da yapıldı. Kafkas göçleriyle birlikte Osmanlı zamanından günümüze Türkiye'ye birçok Kafkaslı yerleşmiştir. Buna dikkat ettiğimizde aslında bir noktada Türk toplumu Kafkaslarla birleşmiş, bütünleşmiştir" dedi.

"KAFKASYA İHMAL EDİLEMEZ"

Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde ciddi bir Kafkas kültürü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kurşun, "İhmal edilemez bir coğrafyadır. Geçmişte pek çok Kafkasyalı Osman ordusuna,bürokrasisine hizmet ettiği gibi bugün yine Kafkas kökenli kişiler Türk bürokrasisinde veya toplumun çeşitli kademelerinde varlıklarını sürdürmektedir" diye konuştu.

"TÜRKİYE'NİN DAĞISTAN İLİŞKİSİ ÇOK ÖNEMLİ"

İlişkilerin yeniden bilimsel ortamda tartışılması, canlandırılması ve geleceğe taşımasını hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Kurşun, "Özellikle Türkiye'nin Dağıstan ile olan ilişkilerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu Rusya ile olan ilişkilerimizi geliştirmemizi de gerektiriyor. Üniversite olarak bunu Dağıstan'dan başlatmayı düşündük. Çünkü nüfus kütüklerimizde kısa bir araştırma yapsak 'dağıstanlı,dağıstani' diye yüzlerce isimle karşılaşırız" ifadelerini kullandı.

"İLİŞKİLERİN YENİDEN CANLANDIRILMASINI HEDEFLİYORUZ"

Coğrafyanın Türk kültürünün ve tarihinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kurşun, "O nedenle Dağıstan ile ilişkilerin yeniden canlandırılması ve bir şekilde topluma hatırlatılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaçla Mahaçkale Devlet Üniversitesi ile imzalamış olduğumuz protokol kapsamında karşılıklı öğretim üyesi,öğrenci değişimi ve aynı zamanda bilimsel etkinlikler yapmaya karar verdik. Kafkasya hem stratejik hem ekonomik anlamda Türkiye için çok ciddi ve önemli bir partnerdir" dedi.

PROF. DR. MOGAMEDOVİCH: SEMPOZYUM AKADEMİK ÇALIŞMALARA TEMEL OLUŞTURACAK

Sempozyum organizatörlerine minnettarlığını ileterek konuşmasına başlayan Dağıstan Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gasanov Mogamed Mogamedovich ise, FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Duman'a da Dağıstan üniversitelerinin çalışmalarına sunduğu katkılar nedeniyle teşekkürlerini iletti.  Sempozyumun üniversiteler arasındaki akademik çalışmalara temel oluşturacağını kaydeden Mogamedovich, devletler arası ilişkilere de büyük katkı sunacağını ifade etti. 

PROF. DR. TAŞAĞIL: KAFKASLAR DÜNYANIN BELİ SAYILIR

Sempozyumda Türkiye-Dağıstan ilişkilerine yönelik bir sunum yapan FSMVÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Taşağıl da, çok eskiye dayanan ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Eski mitolojilerde 'Kafkaslar dünyanın beli sayılır. Eğer Kafkasya dağılırsa dünya yıkılır' diye bir söz vardır. Bu söz Kafkasya özelinde Dağıstan'ın insanlık tarihi için ne kadar değerli ve önemli olduğunu bize göstermektedir" diye konuştu. - İstanbul

GGG.png
bottom of page